Tumblr Mouse Cursors
tanrimkonusmaliyiz:

buyukkumsaati:

urlsikadarkonusankiz:

cigkoftesevmeyenkiz:

mortensson:

cipsikolakilit:
Bir dilek tut ve reblogla :)

abi manyak bişey bu yaa. dün akşam matematikten yüksek alıyım diye rb yapmıştım. 74 aldımm

bu postun gücüne bende inaniyom lan djskf bot alcak param yok diye mizmizlaniyodum anneannem 100 lira harclik verdi lan o gün ::::d

oha yemin ederim tuttu şimdi ben bunu her gün rebloglarım :D:D:dd.D dilek tutcam bi sn

olum yeminlen oldu

tanrimkonusmaliyiz:

buyukkumsaati:

urlsikadarkonusankiz:

cigkoftesevmeyenkiz:

mortensson:

cipsikolakilit:

Bir dilek tut ve reblogla :)

abi manyak bişey bu yaa. dün akşam matematikten yüksek alıyım diye rb yapmıştım. 74 aldımm

bu postun gücüne bende inaniyom lan djskf bot alcak param yok diye mizmizlaniyodum anneannem 100 lira harclik verdi lan o gün ::::d

oha yemin ederim tuttu şimdi ben bunu her gün rebloglarım :D:D:dd.D dilek tutcam bi sn

olum yeminlen oldu

tekadamm:

İtalo Calvino’nun bir hikâyesidir. Âşık olduğu sevgilisinin her anını fotoğraflamaya karar verir adam. Giderek bir saplantıya dönüşür bu. O kadar çok fotoğraf çekmeye başlar ki, sonunda kadın bıkar ve gider. Bu kez adam, kadının yokluğunun fotoğrafını çekmeye başlar. Kadın “her yerde olmadığı” için her şeyin ve her yerin fotoğrafını çekmeye başlar adam, her anın fotoğrafını. Giderek kadının yokluğu, var olan her şeye yayılmaya başlar böylece. Onun gibi bir şey işte.O yüzden bir genç adam da elinde kara bir boyayla dolaşıyor İstanbul’da bugünlerde. Her yere yazıyor:“Ne olur geri dönme”Belki önce kızın geçme ihtimali olan yerlere yazıyor. Sonra biraz düşününce başka yerlere. Sonra geceleri aklına geliyor kızın şehrin herhangi bir yerinde, orasında ya da burasında olabileceği, şuraya ya da buraya işinin düşebileceğini. Gidip oralara da yazıyor:“Ne olur geri dönme”Bunun ne acıklı olduğunu, ne korkunç bir alışmak olduğunu biliyor adam. Peki kadın biliyor mu? Adamın nasıl bir isyan ve inatla ağulu aşkı başından kovmaya çalıştığını? Geri dönse adamın yeniden bütün şehri dolaşacağını… Bütün şehri dolaşıp tek tek o yazıların üzerini daha da kara bir boyayla kapatmaya çalışacağını… Hayatın maskarası olduğunu düşünüp düşünüp enayiliğine ağlayacağını. Şimdi, bugün, hayatın karşısında böyle maskara olmamak için bağıra bağıra yazdığını o cümleyi:“Ne olur geri dönme”Ve bunun dünyanın en güçlü geri dön çağrısı olduğunu.İstanbul’da genç bir erkek, bugün, delirircesine istiyor bir kadının geri dönmesini. Şehir duvarlarının manşetlerine taşıyor bunu. O adama işte, kolay gelsin diyorum.

tekadamm:

İtalo Calvino’nun bir hikâyesidir. Âşık olduğu sevgilisinin her anını fotoğraflamaya karar verir adam. Giderek bir saplantıya dönüşür bu. O kadar çok fotoğraf çekmeye başlar ki, sonunda kadın bıkar ve gider. Bu kez adam, kadının yokluğunun fotoğrafını çekmeye başlar. Kadın “her yerde olmadığı” için her şeyin ve her yerin fotoğrafını çekmeye başlar adam, her anın fotoğrafını. Giderek kadının yokluğu, var olan her şeye yayılmaya başlar böylece. Onun gibi bir şey işte.
O yüzden bir genç adam da elinde kara bir boyayla dolaşıyor İstanbul’da bugünlerde. Her yere yazıyor:

“Ne olur geri dönme”

Belki önce kızın geçme ihtimali olan yerlere yazıyor. Sonra biraz düşününce başka yerlere. Sonra geceleri aklına geliyor kızın şehrin herhangi bir yerinde, orasında ya da burasında olabileceği, şuraya ya da buraya işinin düşebileceğini. Gidip oralara da yazıyor:

“Ne olur geri dönme”

Bunun ne acıklı olduğunu, ne korkunç bir alışmak olduğunu biliyor adam. Peki kadın biliyor mu? Adamın nasıl bir isyan ve inatla ağulu aşkı başından kovmaya çalıştığını? Geri dönse adamın yeniden bütün şehri dolaşacağını… Bütün şehri dolaşıp tek tek o yazıların üzerini daha da kara bir boyayla kapatmaya çalışacağını… Hayatın maskarası olduğunu düşünüp düşünüp enayiliğine ağlayacağını. Şimdi, bugün, hayatın karşısında böyle maskara olmamak için bağıra bağıra yazdığını o cümleyi:
“Ne olur geri dönme”

Ve bunun dünyanın en güçlü geri dön çağrısı olduğunu.

İstanbul’da genç bir erkek, bugün, delirircesine istiyor bir kadının geri dönmesini. Şehir duvarlarının manşetlerine taşıyor bunu. O adama işte, kolay gelsin diyorum.